Bizi takip etmeyi unutmayın. >>>
AntiSiyonizm Gazetesi
* = doldurulması zorunludur

Efendim geçtiğimiz günlerde cemaat – akp arasında yaşanan tartışmalar olaylar yazıldı çizildi. Kafanız şişti biliyorum ama bu sefer olaya gerçekten gelin tarafsız bir pencereden bakalım. Tarafları eleştirirken islami ölçüleri göz önüne alalım.

3 bölüm olarak düşündüğüm bu yazı dizisinde ilk bölümde cemaati olumlu yönleriyle, olumsuz yönleriyle ele alalım. 2. bölümde ise akp tarafını tartışalım. 3. yani son bölümde ise çözümün nasıl olması gerektiğini konuşalım.

Bu yazı dizimizin başlıkları ise şöyle;

  1. Cemaatin Cılkı
  2. Erdoğan’ın Çarkı
  3. Erbakan’ın Farkı

Hizmet hareketine bakacak olursak, yurt dışında açtığı okullarla herkesin beğenisini topluyor. Bu okulları Müslüman kimlikleriyle mi açıyorlar? Dünyaya tanıttıkları Müslüman kimliği nedir? Cihat şuuru olmayan, sadece namaz kılıp oruç tutan bir kimlik.

Yahudi zaten sana namaz kılma demiyor. Namazını kıl, orucunu tut ama sisteme karşı çıkma diyor. Sende buna uyup cihat ibadetini Müslümanların akıllarından siliyorsun.

Başörtüsü tak. Başörtüsünün Siyonizm için bir önemi yoktur. Siyonizm senin şuuruna bakar. Siyonizm’in en önemli amaçlarından biride, Müslümanların cihat şuurunu yok etmektir.

Bunların cemaat ile ne ilgisi var derseniz, aşağıda anlattığım olayı iyi okuyunuz.

Müşrik nedir? Müşrik Allah’a inandığı halde ona şirk koşana, müşrik denir. Allah’a inanmazsa zaten kafir olur. Ebu Cehil bir müşriktir. Yani tek Allah’a inanır, fakat Hz. İbrahim’in dininden taviz vererek, başka diyarlarda gördükleri güzel putları Mekke’ye getirip, onlara bazı anlamlar yüklemişlerdir.

Hz. Muhammed (S.A.V.)’e peygamberlik geldikten sonra İslam’ı yaymaya başladı. Hatırladığımız bir olay var. Mekke’li müşrikler Ebu Talip’e gelip peygamberimizden şu şekilde istekte bulundular.

Ey Muhammed, sen çağrını açıktan yap, sana karışmayacağız. İbadetlerini yapmana da karışmayacağız. Ama bizim putlarımıza karışma, yönetimimize karışma. Sana para istiyorsan para verelim. Kadın istiyorsan Mekke’nin en güzel kızlarını verelim.

Burada peygamberimizden istenen nedir? Namazını kıl, orucunu tut ama şeriattan vazgeç. Devletin, Allah’ın şeriatına göre yönetilmesi fikrinden vazgeç. Bu fikir ve istek, Siyonizm’in şu anki fikir ve amacı ile aynıdır.

Türkiye’de islami cemaatler arasında cihat düşüncesi olmayan bir cemaat göster derseniz ilk sıraya koyacağım cemaat, Fethullah Gülen cemaatidir. Fethullah Gülen hiçbir açıklamasında, Amerika, İsrail ve Siyonizm aleyhinde bir ifadedede bulunmamıştır. Nerde gördünüz Siyonizm için evlerine ateşler salsın dediğini?

Mavi Marmara olayını hepimiz biliyoruz. Mavi Marmara gemisi ile Gazze’ye yardım götürülürken, uluslararası sularda İsrail askerleri gemiyi işgal edip gemideki insanları öldürmüştü. Bu olaydan sonra hangi vicdan “Otoriteden izin alınmalıydı.” diyebilir? Otorite olarak gördüğü İsrail veya Amerika’nın yanındamı olmalı, yoksa Allah’ın kurallarının yanında mı olmalı? Bir insan eğer Filistin’e yardım edersek Amerika’nın hoşuna gitmez, der ve yardım etmezse, güç ve kudret sahibi olarak Amerika’yı görmüş olur. Şüphesiz güç ve kudret sahibi olan yalnız Allah’tır. Aksi bir düşünce insanı şirke düşürür. Görüşünün yanlış olduğunu kabul etmeyip bunda ısrar ederse, Allah muhafaza müşrikler safına katılır.

Kişi görüşünü veya siyasetini Allah’ın koyduğu kurallardan başka şeyi merkeze koyarak siyaset yapıyorsa bu nasıl bir imandır? Siyasi düşüncenizin merkezinde Allah değilde, Amerika’nın, Atatürk’ün, Siyonizm’in veya İsrail’in istek ve hedefleri varsa bu nasıl bir imandır?

Birde dinler arası diyalog projesi diye bir şey var. Siyonizm’in dinlerin içerisini boşaltıp aynı çatı altında bütün dinleri ve ateizmi toplama projesidir. Cemaat bu projeyi savunuyor ve destekliyor. Bunu bir cemaat mensubuna sorduğumda ise bunun bir tebliğ projesi olduğunu, Siyonizm’in projesi olmadığını söylüyor. Peki Fethullah Gülen bu konu hakkında ne diyor? Onuda Papa’ya yazdığı mektupta açıklıyor.

“Papa 6. Paul Cenapları tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Dinlerarası Diyalog için Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edişini görmeyi arzu ediyoruz. En aciz bir şekilde hatta biraz cüretle, bu pek kıymetli hizmetinizi icra etme yolunda en mütevazi yardımlarımızı sunmak için size geldik.”

Şu söyleme bakar mısınız? Fethullah Gülen bu cümleleri kurarken hangi Müslüman kimliğin temsilcisidir? Kimin kuklasıdır görün. Açıkça bellidir ki Fethullah Gülen’in dostları islam toplumu değildir. Eğerki bu söylemin gerçek olduğuna inanmıyorsanız, Zaman Gazetesinin sitesinde 9 Şubat 1998’de yayınlanan tam metnine ulaşabilirsiniz. Direk gitmek için buraya tıklayın.

Buradan cemaatin tarafını görüyoruz.

Fethullah Gülen, Refah Partisi döneminde ayrılması için desteklediği Recep Tayyip Erdoğan’ı bütün seçimlerde desteklemişti. Turgut Özal döneminden sonra cemaat en parlak dönemlerini AKP hükümeti döneminde geçiriyordu. Adli kadrolara, emniyet kadrolarına nasıl yerleştiğini hepimiz biliyoruz. Peki neden cemaat bunlara rağmen AKP ile didişti. Elbette bunun nedeni dershaneler değil. Çünkü artık dershaneler söz konusu bile olmuyor.

Cemaatin AKP hükümeti ile tartışmaları aslında ikinci planda olmalıdır. Cemaatin hizmeti İslam’a değildir.

Bu söylemlerimden sonra beni AKP yanlısı olarak görebilirsiniz ama değilim. Üçlememizin 2. yazısı olan “Erdoğan’ın Çarkı” yazısını okuduktan sonra bunu zaten göreceksiniz. Amacım sadece İslami ölçüler çerçevesinde olayları değerlendirmek.